Bu Blogda Ara

18 Eylül 2013 Çarşamba

TAÇSIZ KRAL

4 Mayıs 1969 Pazar, o tarihte hayatta olan insanların çoğuna göre hiçbir özelliği olmayan, sıradan bir gündü belki de. Oysa benim için, 10 yaşlarında, futbola düşkün bir çocukken İzmir’de geçirdiğim o gün,  hayatımın güzel ve anlamlı bir yaşantısı olarak kişisel tarihimde yerini alacak, bugün bile övünç ve heyecanla hatırladığım bir anıya dönüşecekti.
Denizli’de oturuyorduk. 250 kilometre uzaklıktaki İzmir, bize en yakın büyük şehirdi. Her yıl, fuar zamanı bir-iki günlüğüne de olsa İzmir’e gidebilmek, o yıllarda ben ve ailem için büyük bir sevinç kaynağıydı. Sabahın beşinde, bizi İzmir’e götürecek otobüse biner, yaz sonu-güz başı sabahlarının iç ürperten serinliğiyle yola çıkardık.

11 Eylül 2013 Çarşamba

AKİF BEY, ZAVALLI ÇOCUK VE CEZMİ ADLI YAPITLARINDA NAMIK KEMAL’İN DÜŞÜNCE DÜNYASI

Namık Kemal’in Düşünce Dünyası

Namık Kemal bir Tanzimat ve Birinci Meşrutiyet dönemi aydınıdır. Yaşamını, Osmanlı İmparatorluğunun dağılmasının önlenmesi ve Avrupa uygarlığı düzeyine çıkarılması ülkülerine adamıştır.

Temel hakların güvence altına alındığı, parlamenter bir demokrasiden yana olan ve meşruti yönetime geçiş için mücadele veren Namık Kemal Yeni Osmanlılar örgütünün üyeleri arasında yer alır. Birinci Jön Türkler olarak da anılan Yeni Osmanlılar, ilk kez “vatan”, “millet”, “hürriyet”, “eşitlik”, “meşrutiyet”, “birey hakları” kavramlarını gündeme getirmiştir.

7 Mart 2013 Perşembe

Şiir Bir Sanattır

Şiir olmayı hak eden herhangi bir metinde; duygulanımlar, izlenimler, düşünceler vb. insansal durumlar anlatılırken özgün sözcükler, söz dizimleri ve anlatım biçimleri bulunması zorunludur. Bir metnin gerçek bir şiire dönüşebilmesi için, o metin üzerinde çok çalışılması gerekir. Ayrıca şiirin ne kulak tırmalayıcı sözcüklere, ne de yazım hatalarına tahammülü vardır.
Kısacası şiirsel metin, okunup bitirildiğinde okurda estetik bir haz yaratmayı başarmalıdır.

2 Nisan 2012 Pazartesi

RUMELİ FENERİ’NDEN KIZ KULESİ’NE

İmkânsız şey
Şiir yazmak,
Âşıksan eğer;
Ve yazmamak,
Aylardan Nisan'sa.

Orhan Veli Kanık

Bir deniz otobüsüyle, bir vapurla ya da bir motorla Boğaziçi'nde yolculuk etmek en çok akşamüstü vakitlerinde güzeldir. Günbatımına hazırlanan Boğaz, güzelliğinin bir parçasını, akşamüstü seferine çıkan deniz otobüslerine, vapurlara, motorlara ödünç verir. Deniz otobüsü, vapur ya da motor, bu güzelliği boynuna dolayıp bir yunus gibi süzülür Boğaz sularında.

6 Ocak 2012 Cuma

Akdeniz'in Gece Serüvenleri

Yeni evlilerin balayı için bir tatil yöresine gitmeleri, evliliğin ilk günlerini güzel bir otelde geçirmeleri âdettendir. Neden böyledir bu? Tatil yöreleri ve güzel oteller insanda yoğun bir erotizm duygusu yaratır da ondan. Bu erotizm duygusu sayesinde yeni evli çiftler, evliliğe iyi ve verimli bir başlangıç yapacaklar, aileye yeni katılacak üyeler için tarlaya ilk tohumları atacaklardır.

Bir tatil yöresine gitmek, güzel bir otelde birkaç gün geçirmek için ille de yeni evli bir çift olmak gerekmez. Hatta evli ya da çift olmak gibi bir zorunluluk da yoktur. Laik bir cumhuriyet olan ve batılı yaşam tarzını benimseme yolunda epey mesafe almış bulunan ülkemizde genç bir kadın tek başına bir tatil yöresine gidebilir, güzel bir otelde tek başına kalabilir, yörede istediği kadar zaman geçirebilir. Kimsenin bir diyeceği olamaz buna.

16 Aralık 2011 Cuma

SABAHATTİN EYÜBOĞLU: MAVİ VE KARA

Yazar Hakkında

1908-1973 yıllarında yaşadı. Yüksek öğrenimini Fransa’da yaptı. İstanbul ve İstanbul Teknik Üniversitelerinde öğretim üyeliği, Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nde öğretmenlik yaptı. Klasiklerin çevirisinde görev alarak Tercüme Bürosu’nda çalıştı. Halikarnas Balıkçısı’yla birlikte başlattıkları Mavi Yolculuk geleneği, Anadolu kültürünü, Ege’yi ve Bodrum’u tanıtmada önemli rol oynadı. Montaigne’den Denemeler, La Fontaine’den Bütün Masallar, Hayyam’dan Bütün Dörtlükler başta olmak üzere pek çok çeviri yaptı. 1940’tan sonra yazdığı denemelerini Mavi ve Kara’da topladı (1961).

Kitap Hakkında

Kitapta, deneme türünde 53 adet yazı yer almaktadır. Aşağıda bu yazılardan başlıcaları ele alınmış ve içeriklerine kısaca değinilmiştir.

31 Ekim 2011 Pazartesi

Orhan Kemal'in "Gurbet Kuşları" Romanı

Gurbet Kuşları’na ilişkin inceleme ve değerlendirmelerde romanın Tekin Yayınevi’nden çıkan 2002 tarihli 6. baskısı esas alınmıştır.

Romanda Anlatılan Tarihsel Dönem

Romandaki olaylar 1955 ile 1960 yılları arasındaki bir dönemde cereyan eder. Zaman zaman 6–7 Eylül 1955 tarihinde azınlık işyerlerine yönelik olarak Beyoğlu’nda meydana gelen yağmalama eylemi anımsatılır. Menderes hükûmeti, İstanbul’da yeni yollar açmak için yoğun bir kamulaştırma ve imar faaliyeti içindedir. Bu faaliyet nedeniyle İstanbul’da çok sayıda işçiye ihtiyaç duyulmakta, bu ihtiyaç Anadolu’dan gelen göçmenlerce karşılanmaktadır. Bu yıllar, kentleşmenin hız kazandığı, göçmen yığınlarının köylerinden kopup şehirlere akın etmeye başladığı yıllardır.